Tess Gerritsen - Günahkar

Bu yazıyı 14.09.2017 tarihinde mustafaalniak.net adlı blogumda paylaşmıştım. O blogu kapattığım için yazıyı burada paylaşmaya karar verdim.

Tess Gerritsen'ın #RizzoliIsles serisine kaldığım yerden devam ediyorum. Seri öyle güzel gidiyor ki, serinin bir önceki kitabını bitirdikten sonra direk bu kitaba geçtim. Yani serinin üçüncü kitabına. Fakat serinin bu üçüncü kitabında, ilk iki kitap daki tadı alamadım. İlk iki kitapta #cerrah ile #çırak bir biri ile bağlantılıydı. Fakat üçüncü kitapta farklı olaylar gelişmeye başladı. İlk iki kitap ile alakalı değildi. Belki yeni olayların başlangıcıdır bu olanlar... Neyse. Sonuç olarak seri gayet iyi gidiyor. 

Tess Gerritsen Günahkar Konusu


Boston yine yeni bir sabaha uyanıyor. Ve uzun zamandan sonra yine çeşitli cinayetler işlenmeye başlıyor. Fakat ondan önce bay Howard Redfield karakterini bir kenara not edin. (Kitabın ilk başında karşımıza çıkan bu karakter, birden bire kayboluyor. Ve kitabın en sonunda çıkıyor. Olanlara çok şaşıracaksınız.) Redfield'in neden orada olduğunu anlamamız biraz uzun sürecek ama esas mesele zaten o değil.

Boston'da işlenen cinayetlerin adresi bu kez bir manastır. Bir manastırın bahçesinde ölü bir rahibe ve ağır yaralı bir rahibe bulunur. Ölmüş olan rahibe; Camille, yaralı olan rahibe ise Ursula'dır.(Ursula bir daha uyanamıyor tabii) Boston Polis Departmanında görev yapmakta olan Dedektif bayan Jane Rizzoli, soruşturmayı yürütmek için sahneye çıkar. (İşte tam olması gerektiği gibi ! Macera ve Jane Rizzoli ! ^^) Jane Rizzoli olayları çözmeye çalışırken aynı zamanda yeni bulunan bir ceset hakkında araştırma yapmaya devam eder.

Tess Gerritsen - Günahkar
Yeni bulunan kadın cesedinin; yüzü, elleri ve ayakları kesilmiş durumdadır. (Ve bu nedenle kitap boyunca fare kadın olarak adlandırılır.) Bu farklı cinayetler ile aralarında bir bağlantı bulmaya çalışan Rizzoli, Camille'nin otopsisini yapan Dr. Maure Isles'den bir haber alır. Camille, ölümünden kısa süre önce doğum yapmıştır. (Rahibeler doğum yapar mı hiç ?)

Olay küt diye burada kesilerek kitap farklı olayların içerisine girer. Bu bomba haberin üzerine adeta kocaman bir virgül koyan yazar, Dr. Maure Isles'in hayatında bilmediklerimizi bize anlatır...

Maura'nın eski kocası Victor gelir birden. (3 yıl aradan sonra neden geri geldiğine inanamayacaksınız) Maura, Victor ile meşgulken, Rizzoli manastıra gider, yine kendine yakışır bir şekilde araştırma yaparak, manastırın havuzuna atılmış olan küçük bez parçasına sarılı bebek cesedini bulur. Camille'nin bebeğini.

Bebeğin babasını ve aynı zamanda Camille'nin katilini ve birde fare kadının katilini bulmaya çalışan Rizzoli'nin karşısına kim çıkacak dersiniz ? Evet, aklınıza direk, az öncede bahsettiğim Redfield geldi değil mi ? Redfield çıkacak ortaya evet, ama ölü olarak.

Rizzoli'nin araştırmaları, Camille'nin babası tarafında uğradığı kötü olayları gün yüzüne çıkaracak. Yani Camille'nin manastırı seçim sebebini. Peki bunca karmaşanın sonucun Dedektif bayan Jane Rizzoli ne sonuca varacak ?

Kitap Hakkında Düşüncelerim


Rizzoli Isles kitap serisinin belkide dönüm noktasıdır bu kitap, bilemiyorum. Yani ilk iki kitapta yer alan katil Warren Hoyt ve onun çırağından hiçbir haber yok. Bu kitapta farklı cinayetler ve farklı olaylar ile birlikte kitabın ana karakterlerinden ikincisi olan Maura'yı daha yakınca tanıma fırsatı buluyoruz. Serinin diğer kitabı olan ikiz bedenler'i okumayı erteliyorum. Serinin bir sonraki kitabı kitaplığımda beni bekleye dursun, ben yeni bir maceraya atılıyorum.

Usta yazar Stephen King'den ilk kitabımı okumaya başladım; #Mahşer. Bu kitap bittikten sonra Rizzoli Isles serisine kaldığım yerden devam edeceğim. Tam 1080 sayfalık olan Mahşer ne zaman biter bilmiyorum. Ama @StephenKing öyle güzel yazmış ki, hayran #kaldım ! Henüz yeni başladığım bu kitap bitince görüşmek üzere ! ;)

Kitap Hakkında Detaylar


Yazar: Tess Gerritsen
Yayınevi: Martı Yayınları
Çeviri: Elif Sezginci
Sayfa: 400
Puanım: 4/5

Post a Comment

Daha yeni Daha eski